NESAİ SÜNEN-İ KÜBRA

Bablar    Konular    Numaralar

KİTABU’L-MENAKİB

<< 2183 >>

عبد الله بن رواحة رضى الله تعالى عنه

35- Abdullah b. Revaha

 

أخبرنا عمرو بن علي عن عبد الرحمن قال ثنا الأسود بن شيبان عن خالد بن سمير قال قدم علينا عبد الله بن رباح فأتيته وكانت الأنصار تفقهه فقال ثنا أبو قتادة الأنصاري فارس رسول الله صلى الله عليه وسلم قال بعث رسول الله صلى الله عليه وسلم جيش الأمراء فقال عليكم زيد بن حارثة فإن أصيب زيد فجعفر بن أبي طالب فإن أصيب جعفر فعبد الله بن رواحة فوثب جعفر فقال بأبي أنت وأمي ما كنت أرهب أن تستعمل علي زيدا فقال امض فإنك لا تدري في أي ذلك خير فانطلقوا فلبثوا ما شاء الله ثم إن رسول الله صلى الله عليه وسلم صعد المنبر وأمر أن ينادي الصلاة جامعة فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ألا أخبركم عن جيشكم هذا الغازي إنهم انطلقوا فلقوا العدو فأصيب زيد شهيدا فاستغفروا له فاستغفر له الناس ثم أخذ الراية جعفر بن أبي طالب فشد على القوم حتى قتل شهيدا أشهد له بالشهادة فاستغفروا له ثم أخذ اللواء عبد الله بن رواحة فأثبت قدميه حتى قتل شهيدا فاستغفروا له ثم أخذ اللواء خالد بن الوليد ولم يكن من الأمراء هو أمر نفسه ثم رفع رسول الله صلى الله عليه وسلم أصبعيه ثم قال اللهم إنه سيف من سيوفك فانتصر به ثم قال انفروا فأمدوا إخوانكم ولا يختلفن أحد فنفر الناس في حر شديد مشاة وركبانا

 

[-: 8192 :-] Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in süvarisi Ebu Katade el-Ensari'nin naklettiğine göre Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Kumandanlar ordusunu (Mute'ye) gönderdiği zaman: "Komutanınız Zeyd b. Harise'dir. Eğer Zeyd vurulursa Cafer b. Ebi Talib komutanınız olsun, eğer o da vurulursa başınıza Abdullah b. Revaha geçsin" buyurunca, Cafer ayağa kalkıp:

 

"Anam babam sana feda olsun. Zeyd'i başıma komutan tayin edeceğini tahmin etmemiştim" dedi. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): "Yola çıkınız" buyurdu, ordu gittikten bir müdet sonra Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) minbere çıkıp birinin halkı toplanması için seslenmesini emretti. Halk Mescid'de toplanınca: "Gazaya çıkan ordunuzdan size haber vereyim mi? Yola çıkıp düşmanla karşılaştılar, ama Zeyd şehid oldu. Onun için istiğfar ediniz" buyurdu. Halk onun için istiğfar etti ve Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle devam etti:

 

"Sonra sancağı Cafer alıp düşmana saldırdı ve şehid oldu. Ben onun şehid olduğuna şahitlik ederim. Onun için istiğfar ediniz." Halk onun için bağışlanma diledi ve Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle devam etti:

 

"Sonra sancağı Abdullah b. Revaha aldı ve sebat edip şehid oldu. Onun için istiğfar ediniz. Sonra sancağı, komutan olarak tayin edilmeyen Halid b. el-Velfd aldı. O komutayı kendisi aldı." Sonra Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) parmaklarını havaya kaldırarak:

"Allahım! Bu, kılıçlarından bir kılıçtır. Onunla zaferi nasib et" diye dua etti. Sonra: "Gidip kardeşlerinize yardım ediniz ve geride kimse kalmasın" buyurdu. Bunun üzerine insanlar çok sıcak bir havada bineklerle ve yaya olarak yola çıktılar.

 

Tuhfe: 12095

 

Diğer tahric: Darimi (2448); Beyhaki, Delail (4/367- 368); İbn Hibban (7048).

 

 

أخبرنا محمد بن يحيى بن محمد قال أنا محمد بن موسى بن أعين قال أنا بن إدريس عن إسماعيل عن قيس قال قال عمر قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لعبد الله بن رواحة لو حركت بنا الركاب فقال قد تركت قولي قال له عمر أسمع وأطع قال  اللهم لولا أنت ما اهتدينا  ولا تصدقنا ولا صلينا  فأنزلن سكينة علينا  وثبت الأقدام إن لاقينا  فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم اللهم ارحمه فقال عمر وجبت

 

[-: 8193 :-] Hz. Ömer'in bildirdiğine göre Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Abdullah b. Revaha'ya: "Şu binekleri (şiirlerinle) harekete geçirsen" buyuruncaı İbn-i Revaha: "Ben şiir söylemeyi bıraktım" karşılığını verdi. Hz. Ömer: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i dinle ve itaat et" deyince, İbn-i Revaha şöyle dedi:

 

Sen olmasaydın hidayeti bulamazdık, Allahım Zekat veremez namaz kılamazdık, Allahım Bize rahmetini indir, Allahım Düşmana karşı sebat ver, Allahım Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "Allahım! Ona merhamet et" deyince, Hz. Ömer: "Vacib oldu" dedi.

 

Tuhfe: 10627

 

Bu Hadisi Kütüb-i Sitte sahiplerinden Sadece Nesai rivayet etmiştir.

 

 

أخبرنا أحمد بن أبي عبيد الله قال أنا عمر بن علي عن إسماعيل بن أبي خالد عن قيس بن أبي حازم عن عبد الله بن رواحة أنه كان مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في مسير له فقال له يا بن رواحة انزل فحرك الركاب فقال يا رسول الله قد تركت ذاك فقال له عمر اسمع وأطع قال فرمى بنفسه وقال  اللهم لولا أنت ما اهتدينا  ولا تصدقنا ولا صلينا  فأنزلن سكينة علينا  وثبت الأقدام إن لاقينا 

 

[-: 8194 :-] Abdullah b. Revaha bildiriyor: Bir yolculukta Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraberken: "Ey Revaha'nın oğlu! İn ve şu binekleri (şiirlerinle) harekete geçir" buyurunca, İbn-i Revaha: "Ben şiir söylemeyi bıraktım" karşılığını verdi. Hz. Ömer: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i dinle ve itaat et" deyince, İbn-i Revaha bineğinden inip şöyle dedi:

 

Sen olmasaydın hidayeti bulamazdık, Allahım Zekat veremez namaz kılamazdık, Allahım Bize rahmetini indir, Allahım Düşmana karşı sebat ver, Allahım

 

Tuhfe: 5254

10289'da tekrar gelecek.