عبد
الله بن رواحة
رضى الله
تعالى عنه
35- Abdullah b. Revaha
أخبرنا عمرو
بن علي عن عبد
الرحمن قال
ثنا الأسود بن
شيبان عن خالد
بن سمير قال
قدم علينا عبد
الله بن رباح
فأتيته وكانت
الأنصار
تفقهه فقال
ثنا أبو قتادة
الأنصاري
فارس رسول
الله صلى الله
عليه وسلم قال
بعث رسول الله
صلى الله عليه
وسلم جيش
الأمراء فقال
عليكم زيد بن
حارثة فإن
أصيب زيد
فجعفر بن أبي
طالب فإن أصيب
جعفر فعبد
الله بن رواحة
فوثب جعفر
فقال بأبي أنت
وأمي ما كنت
أرهب أن تستعمل
علي زيدا فقال
امض فإنك لا
تدري في أي
ذلك خير
فانطلقوا
فلبثوا ما شاء
الله ثم إن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم صعد
المنبر وأمر
أن ينادي
الصلاة جامعة
فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم ألا
أخبركم عن
جيشكم هذا الغازي
إنهم انطلقوا
فلقوا العدو
فأصيب زيد شهيدا
فاستغفروا له
فاستغفر له
الناس ثم أخذ
الراية جعفر
بن أبي طالب
فشد على القوم
حتى قتل شهيدا
أشهد له
بالشهادة
فاستغفروا له
ثم أخذ اللواء
عبد الله بن
رواحة فأثبت
قدميه حتى قتل
شهيدا
فاستغفروا له
ثم أخذ اللواء
خالد بن
الوليد ولم
يكن من
الأمراء هو
أمر نفسه ثم رفع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم أصبعيه
ثم قال اللهم
إنه سيف من
سيوفك فانتصر
به ثم قال
انفروا
فأمدوا
إخوانكم ولا
يختلفن أحد فنفر
الناس في حر
شديد مشاة
وركبانا
[-: 8192 :-] Resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem)'in süvarisi Ebu Katade el-Ensari'nin naklettiğine göre
Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Kumandanlar ordusunu (Mute'ye)
gönderdiği zaman: "Komutanınız Zeyd b. Harise'dir. Eğer Zeyd vurulursa
Cafer b. Ebi Talib komutanınız olsun, eğer o da vurulursa başınıza Abdullah b.
Revaha geçsin" buyurunca, Cafer ayağa kalkıp:
"Anam babam sana
feda olsun. Zeyd'i başıma komutan tayin edeceğini tahmin etmemiştim" dedi.
Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): "Yola çıkınız" buyurdu, ordu
gittikten bir müdet sonra Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) minbere
çıkıp birinin halkı toplanması için seslenmesini emretti. Halk Mescid'de
toplanınca: "Gazaya çıkan ordunuzdan size haber vereyim mi? Yola çıkıp düşmanla
karşılaştılar, ama Zeyd şehid oldu. Onun için istiğfar ediniz" buyurdu.
Halk onun için istiğfar etti ve Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle
devam etti:
"Sonra sancağı
Cafer alıp düşmana saldırdı ve şehid oldu. Ben onun şehid olduğuna şahitlik
ederim. Onun için istiğfar ediniz." Halk onun için bağışlanma diledi ve
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle devam etti:
"Sonra sancağı
Abdullah b. Revaha aldı ve sebat edip şehid oldu. Onun için istiğfar ediniz.
Sonra sancağı, komutan olarak tayin edilmeyen Halid b. el-Velfd aldı. O
komutayı kendisi aldı." Sonra Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)
parmaklarını havaya kaldırarak:
"Allahım! Bu,
kılıçlarından bir kılıçtır. Onunla zaferi nasib et" diye dua etti. Sonra:
"Gidip kardeşlerinize yardım ediniz ve geride kimse kalmasın"
buyurdu. Bunun üzerine insanlar çok sıcak bir havada bineklerle ve yaya olarak
yola çıktılar.
Tuhfe: 12095
Diğer tahric: Darimi
(2448); Beyhaki, Delail (4/367- 368); İbn Hibban (7048).
أخبرنا محمد
بن يحيى بن
محمد قال أنا
محمد بن موسى
بن أعين قال
أنا بن إدريس
عن إسماعيل عن
قيس قال قال
عمر قال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
لعبد الله بن
رواحة لو حركت
بنا الركاب
فقال قد تركت
قولي قال له
عمر أسمع وأطع
قال اللهم
لولا أنت ما
اهتدينا ولا
تصدقنا ولا
صلينا فأنزلن
سكينة علينا وثبت
الأقدام إن
لاقينا
فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
اللهم ارحمه
فقال عمر وجبت
[-: 8193 :-] Hz. Ömer'in bildirdiğine
göre Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Abdullah b. Revaha'ya: "Şu
binekleri (şiirlerinle) harekete geçirsen" buyuruncaı İbn-i Revaha:
"Ben şiir söylemeyi bıraktım" karşılığını verdi. Hz. Ömer:
"Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i dinle ve itaat et"
deyince, İbn-i Revaha şöyle dedi:
Sen olmasaydın hidayeti
bulamazdık, Allahım Zekat veremez namaz kılamazdık, Allahım Bize rahmetini
indir, Allahım Düşmana karşı sebat ver, Allahım Allah'ın Resulü (sallallahu
aleyhi ve sellem): "Allahım! Ona merhamet et" deyince, Hz. Ömer:
"Vacib oldu" dedi.
Tuhfe: 10627
Bu Hadisi Kütüb-i
Sitte sahiplerinden Sadece Nesai rivayet etmiştir.
أخبرنا أحمد
بن أبي عبيد
الله قال أنا
عمر بن علي عن
إسماعيل بن
أبي خالد عن
قيس بن أبي
حازم عن عبد
الله بن رواحة
أنه كان مع
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم في مسير
له فقال له يا
بن رواحة انزل
فحرك الركاب
فقال يا رسول
الله قد تركت
ذاك فقال له
عمر اسمع وأطع
قال فرمى
بنفسه وقال اللهم
لولا أنت ما
اهتدينا ولا
تصدقنا ولا
صلينا فأنزلن
سكينة علينا وثبت
الأقدام إن
لاقينا
[-: 8194 :-] Abdullah b. Revaha bildiriyor:
Bir yolculukta Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraberken:
"Ey Revaha'nın oğlu! İn ve şu binekleri (şiirlerinle) harekete geçir"
buyurunca, İbn-i Revaha: "Ben şiir söylemeyi bıraktım" karşılığını
verdi. Hz. Ömer: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i dinle ve
itaat et" deyince, İbn-i Revaha bineğinden inip şöyle dedi:
Sen olmasaydın hidayeti
bulamazdık, Allahım Zekat veremez namaz kılamazdık, Allahım Bize rahmetini
indir, Allahım Düşmana karşı sebat ver, Allahım
Tuhfe: 5254
10289'da tekrar
gelecek.